Suruç Katliamı'nda yaşamını yitirenler mezarları başında anıldı

  • 14:37 20 Temmuz 2021
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Suruç Katliamı'nda yaşamını yitirenler, mezarları başında anıldı. Anmalarda, "33 düş yolcusunun hayallerini dünya ile buluşturacağız" mesajı verildi. 
 
Kobanê'deki çocuklara oyuncak götürmek için Urfa'nın Suruç ilçesinde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde bir araya gelen gençlere yönelik DAİŞ'in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda katledilen 33 düş yolcusu için birçok kentte anma etkinlikleri düzenlendi. 
 
Diyarbakır
 
Yeniköy Mezarlığı'nda bulunan Veysel'in mezarı başında yapılan anmada, “Suruç için adalet herkes için adalet”, “Deniz Poyraz için adalet herkes için adalet”, “Şenyaşar ailesi için adalet herkes için adalet”, “10 Ekim aileleri için adalet herkes için adalet”, “ Gülistan Doku için adalet herkes için adalet” yazılı lolipoplar taşındı. Anmaya, katledilenlerin aileleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl ve ilçe örgütleri, milletvekilleri Remziye Tosun, Semra Güzel, Demokratik Toplum Partisi (DBP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Türkiye İşçi Partisi (TİP),Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAYDER), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) MYK üyeleri,  Özgür Genç Kadın (ÖGK) ile çok sayıda kişi katıldı. Burada yapılan açıklamayı SGDF üyesi Helin Yağmur Uci okudu. 
 
‘Katliamı devlet IŞİD birlikte gerçekleştirdi’
 
Helin, Suruç Katliamı'nın faillerine işaret ederek, “HDP'li Deniz Poyraz'ı katledenler, sokak ortasında Hrant Dink’i vuranlar, Gezi'de birçok yoldaşımızı ve Berkin Elvan’ı 15 yaşında katledenler, Ankara’da 102 yoldaşımızı bombalı bir saldırıyla katledenler aynıdır. Katilleri tanıyoruz; azmettiricileri de ayan beyan ortadadır. Katliamın sorumluları, IŞİD’i besleyenler, barındıranlar, silahlandıranlardır. Emri verenin kim olduğu bellidir; katliamı devlet ile IŞİD birlikte gerçekleştirdi” dedi.
 
‘Düzenin altını üstüne getireceğiz’
 
Ekonomik ve siyasi kriz içinde olan sistemin çürümüşlüğünü toplumun her yerinde var edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Helin, “İşçileri emekçileri açlığa mahkûm ediyor, kadınların karşısına her gün erkek şiddetini çıkarıyor, öğrencileri akademiye biat ettirmeye çalışıyor, LGBTİ+'lara yaşam alanı tanımıyor. Yüzsüzce bizlere ‘porsiyonlarınızı küçültün’ çağrısı yapanlar, HDP’ye dönük saldırılarını gün be gün arttıranlar bilmelidir ki bu topraklarda özgürlük mücadelemiz sizleri tarihin çöplüğüne gönderene dek devam edecek. Bir ayda elliye yakın işçi direnişi olurken, Boğaziçi direnişini altı ayda bitireceğini zannederken direnişimizle kayyım rektör gönderilmişken, Onur Yürüyüşü’nü yasakladıkları noktada Taksim’in her sokağı gökkuşağına boyanmışken, kadınların öfkesi sokak sokak büyüyüp barikatları katillerin tecavüzcülerin kafasına yıkarken örgütlü gücümüzle bu düzenin altını üstüne getireceğiz” ifadelerini kullandı.
 
‘Adaleti biz getireceğiz’
 
Helin son olarak şunları dile getirdi: “Bizim adalet çağrımız bu topraklaradır. İşçilere, emekçilere, kadınlara ve LGBTİ+'lara, Kürt ve Alevi halklarımıza bizim çağrımız. Çağrımız bu toprakların gençliğine. Adaleti bizi katledenlerin saraylarından, mahkemelerinden beklemiyoruz. Mücadeleden, sokaktan, barikattan, hesaplaşmalardan bekliyoruz. Biz adaleti ezilenlerden bekliyoruz. 6 yıldır ‘Suruç için Adalet Herkes için Adalet’ şiarını büyütmeye devam ediyoruz, herkes için adaleti de birleşik direnişimizi, mücadeleyi büyüterek biz getireceğiz!”
 
‘33 düş yolcusunun hayallerini  dünya ile buluşturacağız’
 
Ardından söz alan HDP Milletvekili Semra Güzel, “33 düş yolcusunun hedefi Rojava’da gerçekleşti. Dün Rojava devriminin yıldönümüydü. Rojava düş yolcularının hayallerini gerçekleştirdi. Belki bize düşen de gerçekleşen bu hayallerini korumak ve tüm dünyaya taşımaktır. Suruç Katliamı'nın hala aydınlatılmamış olması bizler açısından acı ancak aynı zamanda mücadele gerekçesidir. Bu katliamlar aydınlatılmadı, katliamın arkasında çete, mafya, devlet ilişkisi vardı. Bunlar çete liderleri tarafından açıklandı. Katliamı gerçekleştirenler  yargılanması gerekirken, bunun yerine yaralanan arkadaşlarımız yargılandı. Katledilen arkadaşlarımızın mezarları tahrip edildi. 33 düş yolcusunun hayallerini dünya ile buluşturacağız. İşte o zaman bayramları gerçekten de bayram gibi kutlayabileceğiz. Anıları önünde eğiliyorum” ifadelerini kullandı.
 
‘Yoldaşlarımızın hesabı sorulacaktır’
 
TİP adına konuşan Murat Danış, “Kaosla, kanla, baskıyla, tutuklama ve ölümle ülkeyi yönetmeye çalıştılar. Asla diz çökmeyeceğiz, korkmayacağız. Bu topraklar için canını feda eden tüm yoldaşlarımızın hesabı sorulacaktır” dedi.
 
‘Adalet istiyoruz’
 
Veysel Özdemir’in annesi Rabia Özdemir ise, “Oğlumun ve yaşamını yitiren tüm düş yolcularının arkasındayım. Adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun” diye konuştu.
 
Doğum günü için pasta kesildi
 
Mezarı başına çiçekler bırakılan Veysel için aynı zamanda doğum günü olması nedeniyle de  pasta kesildi. Pastadaki mumları ise Veysel’in yeğeni olan Larin üfledi.
 
Anma, sloganlar eşliğinde son buldu.
 
İstanbul 
 
İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mezarlığı’nda düzenlenecek anma öncesi Gazi Cem Evi’nde buluşan kitle, sloganlar eşliğinde mezarlığa yürüdü. “Suruç şehitleri ölümsüzdür” yazılı pankart açan kitle, sık sık “Katillerden hesabı gençlik soracak” ve “Suruç şehitleri ölümsüzdür” sloganları attı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dersim Dağ’ın yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı anma, saygı duruşuyla başladı.
 
Mezarlıkta konuşan SGDF Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Hivda Selen, katliamda yaşamını yitirenlerin amacının sadece Kobanê halkıyla dayanışmak ve çocuklara oyuncak götürmek olduğunu söyledi. Hivda, “Kobanê’yi beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz dedik, orada birçok şehit verdik ve o şehitlerimizin izinden yola çıktık” dedi. 
 
Katliamda yaşamını yitiren İsmet Şeker’in kızı Dilek Şeker, “6 yıl öncesini unutmuyorum. Bıkmadan adalet arıyoruz. Adalet yok. Aileler tekrar bayramlaşmak için adaleti arıyor” ifadelerini kullandı. 
 
ESP İstanbul İl Başkanı Ezgi Bahçeci, katliamın birleşik mücadeleye yönelik olduğunu ifade ederek, “6 yıldır görüyoruz ki bunu başaramadılar. Türkiye tarihi katliamlarla, faili meçhullerle dolu. Katiller ve sorumlular belli. Hesap sormaya, birleşerek devam edeceğiz”  diye konuştu. 
 
Şırnak
 
Katliamda yaşamını yitiren Uğur Özkan, Şırnak’ın Cizre ilçesi Asri Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anıldı. Anmaya Uğur’un ablası Hatice Özkan, HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) üyeleri, HDP Cizre İlçe Örgütü, Barış Anneleri ve çok sayıda kişi katıldı. Anma öncesi Hatice Özkan’ın kardeşinin çerçeveli fotoğrafıyla mezarlığa girişi engellendi. 
 
Anmada konuşan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, “Bu gençler Kobanê’de ki çocuklara hediyeler götürerek acılarını dindirmek istemişlerdi. DAİŞ zihniyeti tarafından katledildiler. 6 yıldır açılan davada bir ilerleme kaydedilmedi. Bugün bu katliamın arkasında olan yalnızca Yakup Şahin değildir. Bu katliamı yapanlar savunuluyor, saklanılıyorlar. Bu katliama zemin hazırlayanları herkes biliyor. Katliamın sorumlusu ‘400 vekil bana verin sorunu çözeriz’ diyenlerdir" dedi. 
 
Uğur’un ablası Hatice Özkan ise “Sabah kardeşimin çerçeveli resmiyle gelirken engellendim. Bana sürekli ‘5 saniyen kaldı’ diyerek engel çıkardılar. Kemoterapi tedavisi görüyorum, bunu söylememe rağmen beni engellediler. Kardeşimi benden almışlar, daha ne istiyorlar benden. Canımı almışlar” dedi. 
 
Konuşmaların ardından Uğur’un mezarına karanfiller bırakıldı. 
 
Adana
 
Adana Demokrasi Güçleri tarafından yapılan yazılı açıklamada ise şöyle denildi: "Bizler insan hakları savunucuları, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler olarak Suruç’ta 33 devrimci gencin katledilmesini bir kez daha lanetliyor, sorumluluk mevkiinde bulunan hükümeti, asıl failleri ortaya çıkartmasını, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşları sorumlu davranmaya çağırıyoruz" denildi.