Aleyna Çakır dosyası hala aydınlatılmayı bekliyor

  • 09:13 21 Temmuz 2021
  • Güncel
Dilan Babat
 
ANKARA - Aleyna Çakır'ın ölümünde baş şüpheli olan ve “uyuşturucu”dan tutuklanan Ümitcan Uygun, 6 ay sonra tahliye edildi. Aleyna’nın ölümüne ilişkin ise etkin bir soruşturma yürütülmemesi dikkat çekiyor.
 
İktidarın ve erkek yargının, yıllardır uyguladığı cezasızlık politikaları şiddet faillerini daha fazla cesaretlendirerek, vakaların artmasına yol açıyor. Gülistan Doku’nun kaybedilmesinde, Nadira Kadirova ve Yeldana Kaharman’ın şüpheli ölümlerinde failleri koruyan yargı ve iktidar, Aleyna Çakır’ın (Sema Esen) şüpheli ölümünü de delillere rağmen karanlıkta bıraktı. Aleyna’nın ölümünde baş şüpheli olan Ümitcan Uygun, bu soruşturma kapsamında değil, “uyuşturucuya özendirmek”ten 11 Ocak’ta tutuklandı ve 6 ay sonra 16 Temmuz gecesi tahliye edildi.
 
Katletme şüphesinden değil, konut dokunulmazlığını ihlalden dava
 
Aleyna, 3 Haziran 2020’de Ankara'nın Keçiören ilçesinde evinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Olay ile ilgili yürütülen soruşturmada Aleyna'nın erkek arkadaşı olduğu iddia edilen Ümitcan Uygun gözaltına alınıp, ifadesinden sonra serbest bırakıldı. Kayıtlara "intihar" olarak geçen Aleyna’nın, ölümünden önce 17 Nisan’da baş şüpheli Ümitcan Uygun tarafından şiddete maruz kaldığı görüntüler dijital medyada yayınlandı. Ümitcan Uygun ve Enes Ö.’nün yer aldığı görüntüler üzerine açıklama yapan Ankara Emniyet Müdürlüğü, Aleyna’nın şiddet sonrası Keçiören İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek şikayette bulunduğunu, gözaltına alınan Ümitcan Uygun ve Enes Ö.’nün çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldıklarını açıkladı.
 
Yine görüntülere dair açıklama yapan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise "17 Nisan'da Aleyna Çakır'ın darp edilmesiyle 3 Haziran'daki ölümü arasında bağlantı bulunmadığını" savundu.
 
Aleyna’nın ölümünün ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında iki erkek hakkında "konut dokunulmazlığını ihlal”, “hakaret” ve “basit yaralama” suçlarından iddianame hazırlansa da sanıklar yalnızca “konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan Ankara 17’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başladı.
 
Erkek DNA’sı tespit edildi
 
Şüpheli ölüme dair Ankara Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan 30 Haziran tarihli otopsi raporunda Aleyna’nın vücudunda bulunan darp izlerinin ölümcül olmadığı, boyundaki izlere bakıldığında “asının kişi canlıyken gerçekleşmiş olduğu” belirtilirdi. Raporun detaylarında, “Aleyna’nın vajinal sürüntü örneğinde sperm hücresi görüldüğü, idrarda Prostat Spesifik Antijen (PSA) tespitleri yer aldı. Vajinal sürüntü örneğinde en az birisi erkek genotipe sahip birden fazla şahsa ait olabilecek karışım DNA profili tespit edildiği belirtildi. Raporda, sağ ele ait 3 numara olarak numaralandırılan tırnak parçasından birbirleri ile uyumlu Y-STR DNA profillerinin tespit edildiği (Y-STR DNA profillerinin, babadan oğula Y kromozomu üzerinden aktarıldığı ve Y kromozomunun mutasyona uğraması dışında aynı soy ağacına dahil erkek bireylerde birbirleri ile aynı olduğu bilinmektedir)” açıklamaları yer aldı. Ankara ATK tarafından kesin ölüm sebebi hakkında kanaate varılamaması gerekçesiyle dosya İstanbul ATK’ye gönderildi.
 
Ancak raporu değerlendiren Aleyna’nın aile avukatı Umur Yıldırım, raporda yer alan “ası” olayını Aleyna’nın kendisinin mi yaptığı yoksa bir başkası tarafından mı gerçekleştirildiği yönünde bir tespite yer verilmediğine dikkat çekti.
 
Ümitcan Uygun'a ait DNA'lar çıktı
 
Ankara’dan İstanbul ATK’ye giden Aleyna'nın dosyasına ilişkin hazırlanan rapor, Ocak ayında soruşturma dosyasına eklendi. Raporda, Aleyna'nın kesin ölüm sebebine ilişkin bilgiler yer aldı. Raporda, Aleyna'nın vücudunda bulunan darp izlerinin (lezyonların) öldürücü olmadığı belirtilerek, alkolden veya başka bir maddeden zehirlenmediği bildirildi. Aleyna'nın “ası” sonucu öldüğü belirtilen raporda şu ifadeler yer aldı: “Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin ası materyali boynunda iken yerde yatar vaziyette bulunduğu, olay yerinde yapılan incelemede şüpheli bir durum bulunmadığı, otopsisinde boyun bölgesinde yükselici ve yüzeyelleşici vasıfta telem, telem altında kas dokuda ekimoz tespit edildiği, iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, olay yeri inceleme bulguları birlikte değerlendirildiğinde; kişinin ölümünün ası sonucu meydana gelmiş olduğu oy birliğiyle mütalaa olunur.”
 
Söz konusu raporda asının (asılmak) Aleyna tarafından mı yoksa başkası tarafından mı gerçekleştirildiğine dair ise herhangi bir tespit yapılmadı.
 
Diğer yandan Ankara ATK’nin raporuna göre Aleyna’nın tırnağından ve vajinada alınan sürüntüde tespit edilen erkek DNA’sının ise Ümitcan Uygun’a ait olduğu tespit edildi.
 
Baş şüphelinin annesi yaşamını yitirdi
 
Aleyna’nın ölümünden sonra ailesi faillerin yargılanması için sesini duyurmak amacıyla televizyon programına katıldı. Programa katılan Aleyna’nın komşularından biri, Ümitcan Uygun’un şiddet uyguladığı sırada Aleyna’nın çığlıklarını kaydettiği sesi dinletti. Birçok görgü tanığı da şüphelinin, Aleyna’ya şiddet uyguladığını doğruladı. Ayrıca programda başka bir çarpıcı iddia daha ortaya atıldı. Programa bağlanan bir kişi Ümit Can Uygun’un annesi Gülay Uygun’un, Aleyna’yı ve yurtlarda kalan kadınları fuhşa sürüklediğini iddia etti. İddia üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı soruşturma başlattı. Soruşturmanın ardından Gülay Uygun 17 Eylül 2020’de ateşli silahla yaşamını yitirmiş halde bulundu.
 
6 ay sonra tahliye!
 
Ümitcan  Uygun, uyuşturucu madde kullanarak çektiği videonun dijital medyada yayılmasından sonra 10 Ocak günü "uyuşturucuya özendirmekten" gözaltına alındı. Ümitcan Uygun’u, Aleyna’nın ölümünden sorumlu görmeyen ve soruşturmayan yargı, baş şüpheliyi 11 Ocak günü “uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak ve kullanılmasını alenen özendirmek” suçundan tutukladı.
 
Baş şüpheli Ümitcan Uygun, 6 aylık tutukluluğunun ardından 16 Temmuz’da tahliye edildi.
 
Aleyna Çakır davasında ise, yargının şüpheliyi koruma tutumu devam ediyor, Gülistan’da, Nadira’da, Yeldana’da olduğu gibi.