‘Öldükten sonra morluklar gitsin diye buz aramışlar’

  • 10:01 2 Ağustos 2021
  • Güncel
Derya Ren
 
ANTEP - Damla Aycan’ın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesi ile ilgili konuşan Damla’nın anne ve ablası Damla'nın intihar etmediğini evli olduğu Mehmet Aycan tarafından katledildiğini iddia etti. Anne Selma Saso, “Kızım katledildikten sonra vücudundaki morluklar gitsin diye komşulardan buz istemişler” dedi.
 
Antep’in Şehitkamil ilçesinde bulunan Pir Sultan Mahallesi’nde 28 Temmuz akşam saatlerinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren 23 yaşındaki Damla Aycan’ın evli olduğu Mehmet Aycan’ın daha önce Damla’ya şiddet uyguladığı öğrenildi. Öte yandan Damla’nın yaklaşık 6 ay önce de Mehmet Aycan tarafından şiddete maruz kaldığı ve kesici aletle saldırdığı için kaçarak komşularına gittiği ortaya çıktı. Damla’nın katledildikten sonra polislerin aile bireyleri üzerine biber gazı sıktığı ve 4 kişiyi darp ettiği belirtildi.
 
Konuya dair Damla’nın annesi Selma Saso ve ablası Yağmur Kılıç ajansımıza konuştu.
 
‘Kızım gördüğü şiddetten kaynaklı oturamıyordu’
 
Damla’nın annesi Selma Saso, kızı ile telefonda konuştuktan kısa bir süre sonra, kızının intihar haberini aldığını, bunun üzerine Damla’nın evli olduğu erkek ile beraber yaşadığı eve gittiğini söyledi. Selma, kızının evli olduğu erkek tarafından katledildiğini belirterek, “Benim kızım maruz kaldığı şiddetten kaynaklı kalçalarının üzerine oturamıyordu. Ben kızımın cenazesini yıkarken, vücudu morluklar içerisindeydi. Ben gidip kızımın cenazesini görmek istedim, ancak bizi içeriye almadılar. Kızımın intihar haberini aldıktan sonra onun yaşadığını sanıyordum. Ancak polisler bize biber gazı ile müdahale ettiler, içeriye girmemize izin vermediler. Bu nasıl bir adalet?” diye sordu.
 
‘Polisler suçluyu içeride besledi’
 
Damla’nın yaklaşık 6 ay önce yine Mehmet Aycan tarafından şiddete maruz kaldığını ve kesici aletle saldırması üzerine komşularına sığındığını belirten Selma, kızının o zaman şikayetçi olduğunu ancak fail erkek tarafından korkutulduğu için şikayetinden vazgeçtiğini kaydetti. Selma, “Benim kızım bıçaklanmaktan korktuğu için komşuya sığındı. Ancak Mehmet kızıma, ‘sen beni insanlar içerisinde rezil ettin. Neden komşulara sığınıyorsun?’ diyerek, tekrardan şiddet uygulamış. Kızım 2-3 aylık hamileyken de koruma kararı almıştı. Polisler suçluyu içeride besledi, bizi de dışarıda darp ettiler. Bu adam benim kızımı öldürdü. Ben şikayetçiyim. Polis bizi yukarıya çıkarmazken, Mehmet’in dayısını yukarıya çıkarıyorlar. Bunu nasıl yaparlar. Kızımın kıyafetleri ıslaktı, biz sorduğumuzda ise müdahale etmek için su döktüklerini söylediler. Ancak Mehmet’in de kıyafetleri ıslaktı. Kızım katledildikten sonra vücudunda bulunan morlukların gitmesi için, komşulardan buz istemişler” dedi.
 
‘Savcılar, hakimler kör müydü?’
 
Mehmet Aycan’ın gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılmasına tepki gösteren abla Yağmur Kılıç, Damla katledildikten sonra çocuğunun nereye götürüldüğünü bilmediklerini söyledi. Yağmur, “Bu nasıl bir devlettir, nasıl bir adalettir. Eğer devlet buysa, adalet buysa bizde gidelim birilerini vuralım. Damla’nın vücudundaki darp izlerini görmeyecek kadar körler mi? Ben elimden gelen her şeyi yapacağım. Benim kardeşim katledildi. Savcılar, hakimler kör müydü? Bu kadar delil ortada varken, nasıl bırakırlar.Kardeşimin katledilmesinde Damla’nın evli olduğu erkeğin annesi ve ablasının da payı vardır. Damla katledildiği gün saat 17.38’de beni aradı ve saat 11’den bu yana şiddete maruz kaldığını söyledi. Daha sonra saat 18.23’te Mehmet’in ailesinden aradılar ve Damla’nın intihar ettiğini söylediler” dedi.
 
 ‘Polis yüzümüze biber gazı sıktı’
 
Mehmet’in polisler ile işbirliği içerisinde olmasından şüphelendiklerini söyleyen Yağmur, “Damla’nın cenazesi daha yerdeyken Mehmet’in onun başucunda sigara ve soda içtiklerini gören kişiler var. Bu nasıl bir vahşettir. Polisler onu nasıl kelepçesiz oturtabildi. Ben anlamıyorum. Öte yandan Mehmet olaydan sonra oraya giden akrabalarımızın üzerine ateş açmaya çalıştı. O esnada biri elinden silahı çekerken, havaya ateş açıyor. Polisin yanında bunu nasıl yapabiliyor. Bizi içeriye almıyorlardı. Cenaze aracı gelene kadar cenazenin olup olmadığını bilmiyorduk. Polisler bizim aileden 4 kişiyi hastanelik etti. Polisler sürekli sakin olmamız gerektiğini söylüyorlardı. Biz nasıl sakin olabilirdik, bizim içeride cenazemiz vardı. Polis, yüzümüze biber gazı sıkarak, bizi uzaklaştırmaya çalıştı. Polisler Mehmet’i içeriden çıkarırken, rahat bir şekilde çıkardılar. Ancak bize dışarıda müdahale ediyorlar” ifadelerine yer verdi.
 
 “Benim kardeşim kendisine bir şey yapmaz” diyen Yağmur, kardeşinin vücudun da darp izlerinin mevcut olduğunu belirtti. Yağmur, İntihar olayının bir kurmacadan ibaret olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti: “Savcı bizden sakin olmamızı beklemesin. Onu bıraktılar, nasıl sakin olmamızı bekler. Katiller neden dışarıda, bu adalet olamaz.”